Görevimizi yaparken kimseye ne müvekkile ne hâkime hele ne iktidara tabiyiz. Bizim aşağımızda kişilerin varlığı iddiasında değiliz. Fakat hiçbir hiyerarşik üst de tanımıyoruz. En kıdemsizin en kıdemliden hatta isim yapmış olandan farkı yoktur. Avukatlar köle kullanmadılar, fakat efendileri de olmadı.
MOLIERAC
Bir yargıç, iyi niyetle dinlemeli, akıllıca karşılık vermeli, sağlıklı düşünmeli, tarafsızca karar vermelidir.
SOKRATES
Yargıç, hakkı uygular. Hukuku yaratan, canlandıran avukattır.
BACON
Adalet dünyadan kalkarsa, insan yaşamına değer verecek hiçbirşey kalmaz.
KANT

Kentsel Dönüşüm Yasası ve İnşaat Sektöründe Yarattığı İvme

Türkiye’de “Kentsel Dönüşüm Yasası” olarak bilinen 6306 sayılı “Afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi hakkında kanun” 31.05.2012 tarihinde yürürlüğe girmekle, getirdiği yeni düzenlemeler sonucu inşaat sektörünü canlandırmış, bu sektörde yapılan yatırımlara ivme kazandırmıştır.

Söz konusu yasa kapsamına giren iki tip yapı bulunmaktadır. Birinci grup yapılar kanunda yer alan ifadeyle “zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan” Bakanlar Kurulunca kararlaştırılan riskli alanlarda bulunan yapılardır. İkinci grup yapılar ise, riskli alanlarda bulunmasalar bile, ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya hasar görme riski taşıdığı ilmi ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapılardır. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın ifadesi ile “Ülkemizi salaş ve kaçak yapılardan, afet riski taşıyan binalardan arındırmak için 6.5 milyon konutun yenilenmesi gerekmektedir”.

Yukarıda tanımı yapılan riskli yapıların tespiti, söz konusu yasanın uygulanışına ilişkin yönetmelikle belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde, masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılabilmektedir. Önceki yasal düzenlemelerden farklı olarak, tek bir malikin böyle bir yola başvurması halinde rapor alınması ve bu raporun ilgili yasanın uygulama alanına girer nitelikte bir sonucu içermesi halinde, diğer maliklerin onaylarının bulunmayışı yapının yıkımına ve yeniden inşaasına engel olamamaktadır.

Yıkım işlemleri gerçekleştikten sonra, paydaşlar, arsa haline gelen taşınmazlarda, yeniden bina yaptırılmasına, kat karşılığı veya diğer usullerle yeniden değerlendirilmesine, sahip oldukları hisseleri oranında en az 2/3 çoğunlukla ile anlaşma sağlayabileceklerdir. Kanun, söz konusu çoğunluğun sağlanması halinde, onay vermeyen paydaşların arsa paylarının rayiç bedel tespiti yapılarak diğer paydaşlara açık arttırma usulü ile satılabileceğini öngörmektedir.  

Özetle ifade etmek gerekirse, bu yasa ile ortaya çıkan en önemli yenilik, bir yapının riskli yapı kapsamında olduğu tespit edilmiş ise, yıkımının gerçekleştirilmesi ve yeniden değerlendirilmesinde tüm maliklerin onayının aranmayışıdır. Söz konusu durum mülkiyet hakkına müdahale anlamında her ne kadar eleştirilere maruz kalsa da, önceki yasal düzenlemelere göre, belirli yapılar için sürecin kolaylaştırılması inşaat sektörüne yapılan yatırımları canlandırmış ve yasanın yürürlüğe girmesini takiben, inşaat sektöründe faaliyet gösteren firmalar, daha çok büyük şehirlerde, ekonomik ömrünü tamamlamış binaların maliklerinden bir kısmı ile anlaşma yoluna giderek ilgili yasadan faydalanmaya ve sürece en başından dahilolmaya başlamışlardır. Sözlü ve/veya yazılı müracaatlarınızda konuya ilişkin daha detaylı bir bilgilendirme büromuzca yapılabilecektir.30.05.2013


AV. GÖZDE KANDEMİR